Birdpx — Share & Explore

Coğrafik Filtre

Ülke seçimi yaparak, seçilen ülkeye göre fotoğrafları,tür listelerini filtreleyebilirsiniz

Mehmet Ali Demiral

4
498
08-05-2021

Türkiye Ornitoloji Cemiyeti

Bu yazımda Türkiye ile ilgili olarak kurulan ilk ornitoloji derneği, kurucuları ve faaliyetlerinden bahsetmek istiyorum. Dikkat ederseniz yazıma “Türkiye’de kurulan ilk ornitoloji derneği” diye başlamadım. Çünkü söz konusu dernek çeşitli nedenlerle Türkiye’de yaşayan ve o dönem kuş gözlemi yaparak notlar tutan yabancıların teşviki ve himayesiyle İngiltere’de kurulmuş. Derneğin adı “The Ornithological Society of Turkey”. O zamanın Türkçesiyle “Türkiye Ornitoloji Cemiyeti”. Ekim 1967’de sulak alanların korunmasıyla ilgili olarak Ankara’da yapılan uluslararası bir toplantıda böyle bir dernek kurulmasına karar verilmiş. O dönem Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü"nde Dr. Muhsin Zekai Bayer Daire Başkanlığı yapıyor. Doktorasını Amerika Birleşik Devletlerinde yapmış, dil bilen, entelektüel birikimi olan bir orman mühendisi. Ülkemize Milli Park kavramını getirmiş. 1962-1978 yılları arasında Avrupa Konseyi"nde Doğayı Koruma Komitesi"nde görev yapmış. 1967’deki söz konusu toplantıda konuya ilgi gösteren yabancılarla beraber Türkiye Ornitoloji Cemiyeti’ni kurmaya karar veriyorlar. 

İnternet üzerinden erişebildiğim kadarıyla Cemiyet kuruluşundan sonra 1966-1967, 1968-1969, 1970-1973 ve 1974-1975 dönemlerine ait olmak üzere toplam 10 yıllık gözlemleri barındıran 4 adet rapor yayınlamış. Ayrıca Eylül 1968’den Aralık 1977 tarihine kadar 15 adet de Bülten basmışlar. Derneğin iki merkezi var. Bunlardan ilki İngiltere’nin başkenti Londra’nın kuzeyindeki Belfordshire’da bulunan “Foreign Section” (Yabancı Birimi), diğeri ise Ankara Merkezli “National Section” yani Ulusal Birim. Bültenlerden görebildiğim kadarıyla Yabancı Birimi İngiltere’deki Royal Society for the Protection of Birds (RSPB) bünyesinde faaliyet gösteriyor. Yani “Kraliyet Kuşları Koruma Derneği”. 

Kuruluş aşamasında Yabancı Birimi’nin başkanlığını Sir Hugh Elliot yapıyor. 1913’de Hindistan’da doğmuş, Oxford Üniversitesi mezunu, İngiliz bir çevre korumacı ve ornitolog. Aynı zamanda İngiltere’nin deniz aşırı topraklarında hizmet veren bir gönüllü. Yabancı birimindeki diğer üyeler; R. D. Etchecopar, Dr. L. Hoffman, Dr. C. Kosswig, W.H. N. Wilkinson ve R. F. Porter. Fransız ornitolog R. D. Etchecopar 1905 doğumlu. Kuzey Afrika’nın Kuşları, Çin’in Kuşları vb. kitapları var. Dr. Hans Lukas “Luc” Hoffman 1923 doğumlu, İsviçre’li ünlü bir doğa korumacı ve ornitolog. World Wildlife Fund (WWF) kurucularından biri, Ramsar Sözleşmesinin hayata geçirilmesinde önemli katkıları var. Fransa’nın güneyindeki Camargue bölgesindeki sulak alanların korunması için “Tour du Valat” adında bir araştırma enstitüsü kurup 2016’daki ölümüne kadar burada çalışmaya devam etmiş. Dr. Curt Kosswig Türk zoolojisinin babası olarak da tanınan Alman zoolog ve genetik bilimci. 1903 Berlin doğumlu. Kariyerinin büyük bir kısmını İstanbul ve Hamburg Üniversitelerinde geçirmiş. 1937 yılında Nazi Almanya’sındaki politik ortam nedeniyle Türkiye’ye göç etmiş ve İstanbul Üniversitesi’nde çalışmaya başlamış. Üniversitenin zooloji bölümünü ve İstanbul Zooloji Müzesini kurmuş. Dr. Koswig aynı zamanda Manyas Kuş Cennetinin kurucusu olarak da bilinir. Savaştan sonra 1955 yılında davet üzerine tekrar Almanya’ya dönüp Hamburg Üniversitesi’nde çalışmaya devam etmiş ancak vasiyeti üzerine 1982’deki ölümünden sonra İstanbul’da defnedilmiş. Sir William Henry Nairn Wilkinson 1932 doğumlu ünlü bir İngiliz ornitolog. O dönem Borax Consolidated Limited Şirketi 1954 yılında kabul edilen 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunundan yararlanarak 1955 tarihinde Türkiye'de “Türk Boraks Madencilik Anonim Şirketini” kuruyor. İngiltere’de bu şirket bünyesinde çalışan Wilkinson şirketin İstanbul ofisine atanıyor ve işi gereği tüm ülkeyi geziyor. Bu gezilerinde ülkemizin maden sahaları dışında arkeoloji ve ornitolojiye de ilgi gösteriyor. Ve son olarak Richard F. Porter daha çok Ortadoğu ve kuzey Afrika kuşları üzerinde uzmanlaşmış İngiliz bir ornitolog. A Photographic Guide to the Birds of Egypt,

Türkçe çevirisi benim de masamda duran Birds of Middle East, Flight Identification of European Raptors, Field Guide to the Birds of the Middle East, Birds of the United Arab Emirates Wilkinson’ın yazımına katkı yaptığı kitaplar arasında yer alıyor. 

Türkiye Ornitoloji Cemiyeti’nin Yabancı Biriminde böyle dünya çapında ornitolog ve doğa bilimciler varken Ulusal Birimde durum nasıldı acaba? Daha önce de yazdığım gibi Ulusal Birimin başında Orman Mühendisi Dr. Muhsin Zekai Bayer var. Amerika Birleşik Devletlerinde Milli Park Yönetimi konusunda doktora yapmış ve daha sonra milli park kavramını ülkemize getirip uygulamış biri. Başkan yardımcısı Prof. Dr. Bahtiye Mursaloğlu, diğer üyeler ise Prof. Dr. Remzi Geldiay, Prof. Dr. Zihni Erençin ve Dr. Necmettin Tolunay. Sekreterya Tansu Gürpınar. 1918 yılında Bolu’da doğan Prof. Dr. Bahtiye Mursaloğlu 1939 yılında daha sonra Türkiye’nin ilk ziraat fakültesine dönüşecek olan Ankara’daki Yüksek Ziraat Enstitüsü’nden mezun olmuş. Yüksek Ziraat Enstitüsü 1933 yılında açıldığında öğretim üyelerinin tamamı Alman profesörlerden oluşuyordu. İstanbul Erenköy Kız Lisesi’nde Fransızca öğrenen Mursaloğlu, Yüksek Ziraat Enstitüsü’nde de Almanca ve İngilizce öğrendi. Tenise başladı ve pek çok Türkiye şampiyonluğu kazandı. Mursaloğlu yalnız teniste değil, kayak ve atıcılıkta da Türkiye şampiyonlukları kazandı. Binicilik, buz pateni, hokey yaptığı diğer sporlardandı. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Zooloji Kürsüsü’nde 1951 yılında doçent, 1965 yılında profesör oldu. Yurtdışında özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde zooloji alanında çalıştı. Prof. Dr. Remzi Geldiay Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji bölümü öğretim üyesi olarak görev yaptı. Genel zooloji ve deniz biyolojisi konusunda eserleri var. Prof. Dr. Zihni Erençin 1910 Manisa doğumlu bir veteriner hekim. 1937′de Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü’nden mezun olmuş. Aynı okulda 1938 yılında akademik yaşamına başlayıp 1954 yılında Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünde   profesörlüğe atanmış. Dr. Necmettin Tolunay konusunda herhangi bir bilgiye erişemedim. Türkiye Ornitoloji Cemiyeti’nin sekreteryasını yürüten Tansu Gürpınar Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Jeoloji, Botanik ve Zooloji alanlarında eğitim almış. 1966-1969 yılları arasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nde görev yapmış. Gürpınar Türkiye’deki kuşların ve geniş anlamda biyolojik çeşitliliğin korunmasıyla ilgili olarak çalışmış. 1969-1973 yılları arasında Manyas Gölü Kuş Cenneti Milli Parkı’nın yöneticiliğini yapmış.   

Biraz da Türkiye Ornitoloji Cemiyeti’nin faaliyetlerinden bahsetmek istiyorum. Gözlem raporlarının ve bültenlerin hepsi Yabancı Birimi’nin gözetiminde İngiltere’de İngilizce olarak basılmış ve o dönemde sınırlı sayıda dağıtılmış. Ancak İngiltere merkezli Biodiversity Heritage Library (BHL)’de bulunan örnekleri Temmuz 2015’de taranarak kütüphanenin dijital eserler bölümüne yüklenmiş. İsteyen herkes bu örnekleri ücretsiz olarak indirebilir. Özellikle 1966 yılından başlayarak 1975 yılı da dahil olmak üzere yayınlanan 10 yıllık gözlem raporları benim çok ilgimi çekti. Bildiğim kadarıyla bunlardan önce ülkemizde bilimsel kriterlere göre hazırlanıp yayınlanmış kuş gözlem raporu yok. Özellikle ilk 2-3 rapordaki gözlem kayıtlarının tamamının yabancılar tarafından yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Demek ki o yıllarda ülkemizde kuş gözlemiyle ilgilenen Türk vatandaşı bulunmuyordu. Bugün artık birer hayal olmuş bazı türler bu 10 yıllık süre içinde ülkemizin pek çok bölgesinde çok sayıda gözlemlenmiş. Geçtiğimiz 50 yıllık süre içerisinde pek çok şeyi kaybetmişiz maalesef. Günümüz dünyasının gittiği istikamete baktığımızda ise artık bunun geri çevrilebilmesi imkansız gibi. Bundan 50 yıl sonra da bugün sıradan kabul ettiğimiz pek çok tür ebediyen yok olacak gibi görünüyor. Çok yazık…

Raporları Biodiversity Heritage Library’den bilgisayarıma indirdikten sonra ilk baktığım şeylerden biri tabii ki ince gagalı kervan çulluğu (Numenius tenuirostris) ve sonrasında da yaz ördeği (Marmaronetta angustirostris) kayıtları oldu. İnce gagalı kervan çulluğuna ait dünyadaki son doğrulanmış rapor 1-3 kuşluk bir grup için Nisan 2001 tarihinde Macaristan’dan gelmiş. Son 20 yıldır bu kuşa ait herhangi bir iz yok. Yani pratikte türün neslinin tükendiğini kabul edebiliriz. The Ornithological Society of Turkey tarafından yayınlanan 1966-1967 yılı kuş gözlem raporlarının 68. sayfasında 14 Ocak 1967 tarihinde Eğirdir gölünün kuzeyini oluşturan Hoyran bölümündeki sazlık alanda 1 birey incegagalı kervan çulluğu gözlemlenmiş. Ankara Mogan gölünde 14 Ocak 1967 tarihinde 2 birey, 19 Mart 1967’de 2 birey ve 23 Mart 1967’de 1 birey incegagalı kervan çulluğu kaydı yapılmış. 26 Mart 1967’de Balıkdamı’nda 2 bireylik bir kayıt verilmiş. Ne yazık ki kayıtlara gözlem yapan kişilerin adları eklenmemiş. Bu bir eksiklik ancak daha sonraki raporlarda bu durum giderilmiş. Muhtemelen Ankara Mogan’da 14 Ocak 1967 tarihinde gözlemlenen bireylerle yine Mogan’da 19 ve 23 Mart 1967 tarihlerinde görülenler aynı bireyler olmalı. Yani bu kuşlar 2-2.5 ay kadar burada konaklamışlar. Raporda incegagalı kervan çulluğunun 1967 kışında İç Anadolu bölgesinden çok yoğun olmayan bir göç yaptığı da ifade edilmiş. Ornitoloji açısından ne kadar değerli kayıtlar. Eğirdir gölünün Hoyran bölgesinde kaydedilen birey de beni çok mutlu etti doğrusu. Burası çocukluğumdan beri yaz tatillerimin bir kısmını geçirdiğim yere çok yakın. Belki bir gün… neden olmasın? 1968-1969 raporlarının 81. sayfasında 10 Ekim 1968 tarihinde Amik gölünün güney kıyılarında 1 birey, 12 Aralık 1969 da Seyfe gölünde 1 birey incegagalı kervan çulluğu kaydı verilmiş. Bu seferki kayıtlarda gözlem notlarının yanına (ARK, RFP) ve (FJK, LJD) kayıtları düşülmüş. Bunlar muhtemelen gözlemleri yapan kişilerin adlarının baş harfleri olmalı. Raporun giriş kısmındaki “Rapora Katkı Yapan Kişiler” bölümüne baktığımda bu kısaltmaların A. R. Kitson, R.F. Porter, F. Köning ve L. Dijksen olduğunu tahmin ettim. Bu isimlerin karşısında verilen katkı yapma tarihleri de söz konusu kayıt tarihlerine uyuyor. 1970-1973 dönemini kapsayan 3 numaralı raporun 121. sayfasında incegagalı kervan çulluklarının çok küçük sayılarda ama tüm ülke sathında geçişler yaptığından bahsedilmiş. Batı Anadolu, Güney Kıyıları ve İç Anadolu’da rastlantısal kayıtlar olduğu belirtilmiş. 25 Ağustos 1971’de Rize civarında 1 birey (M.C. Harrison ve ark.), 17 Ocak 1971 tarihinde Çivril’de 1 birey (F. Köning ve L. Dijksen), 30 Eylül 1973 tarihinde Apolyont (Uluabat) gölünde 2 birey (K. Pedersen, S. Qllgaard), 28 Ağustos 1973 tarihinde Göksu deltasında 3 birey (J.G. Baker, E.J. Lewis), 28 Nisan 1970 tarihinde Konya-Yarma bölgesindeki bataklıklarda 1 birey (S. Cramp, R.F. Porter) ve 12 Mayıs 1970 tarihinde Eber gölünde 2 birey (DCL ve ark.?) kaydedilmiş. Eklenmesi gereken diğer bir önemli ayrıntı da raporların giriş bölümünde bir harita eşliğinde Türkiye coğrafyası hakkında bilgi verilmiş ve gözlem yapılan tüm alanların koordinatlarının yazılmış olması. Ne yazık ki serinin sonuncusu olan 1974-1975 yıllarına ait raporda incegagalı kervan çulluğu kaydı bulunmuyor. 

Ülkemizde bir süredir kaydı olmayan diğer türümüz de yaz ördeği. 1966-1967 yılı kuş gözlem raporunun 27. sayfasında türe ait oldukça detaylı gözlem kayıtları girilmiş ve ek bilgiler verilmiş. Raporda türün latince adı “Anas angustirostris”, Türkçe adı ise “Dar gagalı ördek” şeklinde yazılmış. Yaz ördeğinin en azından 1967 yılında tüm yıl boyunca görülebildiği, bazı kuşların güney bölgelerinin yerlisi olduğu ancak çoğunluğun yaz göçmeni olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş. Göksu deltasında ürediklerine ilişkin deliller olduğundan bahsedilmiş. Yaz aylarındaki sürü boyutunun genellikle 30 bireyden daha az olduğu, kış dönemlerinde ise çok daha kalabalık sayılarda toplanabildikleri belirtilmiş. Kuzeyde Kızılırmak deltası, Batıda İzmir-Marmara gölü, İç Anadolu’da Hamam, Eber gölü ile Mogan’da az sayıdaki bireylere ait kayıtlar verilirken Güneyde Göksu deltasında 23 Mart 1967 tarihinde 30-100 birey, 25 Mart 1967 tarihinde Karataş gölünde 2000 bireyden fazla ve 29 Ağustos 1967 tarihinde yine Göksu deltasında 450 birey civarı yaz ördeği kaydedilmiş. Bunun dışında Aynaz bataklıkları ve Amik gölünden de kayıtlar alınmış. 1968-1969 yıllarına ait raporun 34. sayfasında; yapılan kış sayımında Akyatan gölünde 500, Tuzla lagününde 750, Aynaz bataklığında 1200 birey civarı yaz ördeği kaydedilmiş. Bu raporda önceki kayıt yerlerinden farklı olarak Ağrı’dan da yaz ördeği kaydı var (2 birey-Mayıs 1968).  1970-1973 dönemini kapsayan 3 numaralı raporun 56. sayfasında da yaz ördeğine ilişkin oldukça detaylı ve uzun bir kayıt notu düşülmüş. Türün yine özellikle güney ve iç Anadolu bölgelerindeki sulak alanlarda yoğunlaştığından bahsedilmiş. Yaz ördeği nüfusunun Seyhan/Ceyhan ve Göksu deltalarında yoğunlaştığı, ayrıca Göksu deltası ile İç Anadolu’daki Yarma bölgesinde yuva/yumurta ve yavru gözlemlerinin olduğu belirtilmiş. Serinin sonuncusu olan 1974-1975 yıllarına ait raporun 38. sayfasında türe ait verilen bilgilerde türün latince adı önceki raporların aksine bugün de kullandığımız (Marmaronetta angustirostris) şeklinde değiştirilmiş ve yaz ördeğinin bir önceki raporda belirtilen tüm alanlardaki varlığını sürdürdüğünden bahsedilmiş.

Türkiye Ornitoloji Cemiyeti yada İngilizcesiyle The Ornithological Society of Turkey 1975 yılından sonra ne oldu bir fikrim yok. Öyle görünüyor ki yaşamdaki pek çok şeyde olduğu gibi ilk başta hızlı dönen çarklar zamanla yavaşlamış ve raporların bültenlerin yayınlanma aralıkları giderek uzamış. 1975 yılından sonra ise bir iz yok. Cemiyet belki kapatıldı, belki uyku moduna geçti, belki de başka bir şeye/şeylere evrildi ve varlığını devam ettirdi. Her ne olursa olsun ulusal/uluslararası çok sayıda entelektüel, maceraperest, bilim adamı, bürokrat, memurla yola çıkan ve kanımca 10 yıl boyunca Türkiye’deki kuş varlığı konusunda çok değerli bilgiler derleyen, bunları emek vererek daktiloya çeken, basan, yayınlayan ve bugünlere ulaşmasına vesile olan herkese çok teşekkürler. Yaşamda küçük de olsa bir iz bıraktılar. Hep beraber daha güzel günler görebilmek dileğiyle,

Mehmet Ali Demiral

Yazının içeriği için kaynak olarak internet ortamındaki paylaşıma açık bilgi ve verilerden yararlanılmıştır.

Yorumları görebilmeniz için üye girişi yapınız

Üye Girişi Üye Ol

X

İletişim

Yorumlarınızı,önerilerinizi veya şikayetlerinizi iletebilirsiniz.

X